 |
Konstantinapol'de toplanan
3. Şura'nın halka okuduğu bildiriden bir cümle
şöyle der: "Cum in Ephesiorum civitatem
pervenisest, in qua Yoanses Theologus et daipera
Vergo Sancta Maria" 'Tanrıbilimcileri
John ve Tanrının kutsal annesinin varışı'
Az. Mary'nin hayatı ve ölümü hakkında detaylar
Az. Mary'nin iki arkadaşı Az. Luke ve Az.
John'a rağmen bilinmez çünkü her ikisi de
Az. Mary hakkında farklı şeyler söylemişlerdir.
Az. Luke İncil'de Az. Mary'i geleceğe umutla
bakan biri olarak tarif etmiştir. Bu halifeler
özellikle de İsa'ya inanan Az. Paul, genç
dinin yayılmasını ve başarıya ulaşmasını sağladı.
Diğer taraftan Az. John meseleye farklı bir
açıdan baktı. Yeni bir çağın başlangıcı ve
yeni bir itikadın doğuşunun acı verici olduğunu
düşündü ama şiddetin bütün tehlikelerine,
cezalandırmalarına ve ölüme rağmen bu yeni
öğreti çok çabuk yayıldı. |
Bütün bu kargaşanın arasında çarmıha gerilmiş
İsa'nın yaralarından süzülen kanları gören
Mary'di. Bu yeni bir camianın kutsal doğum
günüydü. Az. Mary İsa ve kilise tarafından
takdir edilmişti ama çok acı çekiyordu. Issız
bir yere kaçtı. Orada Tanrı ona karnını doyurması
için bir sığınak hazırladı. Az. John, Az.
Mary ile ilgili herşeyi biliyordu ve onu hiçbir
zaman yalnız bırakmadı, hep yanında kaldı.
Oğlu çarmıha gerildikten sonra İsa'nın annesinin
Kudüs'te kalmasının artık hiçbir anlamı yoktu. |
 |
 |
Bütün Hıristiyanları üzen bir karar alıp
kenti terk etti. Diğer taraftan Efes kentine
yakın Panaya-Kapulu (Az. Mary'nin evinin bulunduğu
yer) yakınlarında ormanlarla çevrili sessiz,
huzur dolu bir vadiye yerleşti ve huzuru burada
buldu. İnsanlar yılda bir kez gizemli alay
törenleriyle Artemis'i kutlamak üzere Salmisos
Dağı'na tırmandıklarında aslında gizli kalmış
Az. Mary'nin asıl ziyaret edilmesi gereken
kişi olduğunun farkında değildiler. Dahası
Az. Paul'ün aslında Az. Mary'nin |
| Efes'e sürüldüğünü bildiği kanısı oldukça
güçlüdür. Mr. F. Stricher tarafından yazılmış
"Schweizerissche Kirchenzeitung"
başlıklı makalede Stricher, "Efes'teki
kutsal Az. Mary’ye saygı duyun, Roma'ya değil"
diyor. |
EFES'TEKİ MERYEM
ANA KİLİSESİ
İlk üç yüzyıl Az. Mary'nin şanssızlığının
ve ölümünün sırrını sakladı. Fakat belki de
bu Tanrının isteğiydi. Antik dünya asla Bakire
Mary’nin kişiliğini fark edemedi. Bununla
birlikte Efes kenti ona saygı duymanın tamamıyla
bilincindeydi. Efes'te ilk Hıristiyan kilisesi
büyük bir avlu ve klasik stilde sütunlarla
çevrilmiş, insanları görünüşüyle şaşırtan
bir güzellikte inşa edilmişti. Efes'e gelen
hiçbir ziyaretçi ruhani önemi olduğu kadar
mimari öneme de sahip St. Mary Kilisesi'nin
kalıntılarını görmeden geri dönmez. Bazı eski
rehberler iki kiliseden söz ederler ama bu
kesin değildir. Kilise kentin değişen kaderiyle
birlikte üç kez değişime uğramıştır. |
 |
Klasik kilise 260 m. uzunluğunda, içinde
vaftiz odasının bulunduğu etrafı sütunlarla
çevrili bir bazilika şeklindeydi (dikdörtgen
biçiminde kilise). Önce konsey sonra Hıristiyan
Meclisi M.S. 449 yılında bu kiliseyi Hıristiyanlığın
merkezi ilan ettiler. Kilisenin bir bölümü
tahrip olduktan sonra, kilisenin batı kısmı
kubbeli bir bazilikaya dönüştürüldü. Bu kilisenin
vaftiz odası Anadolu'daki en iyi muhafaza
edilmiş olanıdır. Efes, Az. Mary sayesinde
birçok ziyaretçi toplamıştır. Tarih, arkeoloji
ve dini açıdan çok enteresandır. "Efes
bize Az. John, Az. Timotheus ve özellikle
de meditasyon hayatı yaşamış olan Az. Mary
gibi büyük Hıristiyan liderlerini |
| hatırlatır ve dahası günümüzün inanç sahibi
insanlarının aklına Hıristiyanlığı sokar."
Az. Mary'nin, Panaya-Kapulu Dağı'ndaki küçük
mütevazı manastırı hayal edilebilecek en güzel
doğal mekandır. |
PANAYA-KAPULU
"Ya da Efes'teki Meryem Ana Evi"
Uzun yıllardan beri Hıristiyan camiasında
Az. Mary'nin ölümü ve mezarı üzerine öne sürülen
iki hipotez vardır.
1- Tarihçilerin belirttiği gibi "Dormitio
Hıetosoymitana" yani, "ölüm Kudüs'tedir."
Kudüs ki, o İsa'nın doğduğu ve aynı zamanda
öldürüldüğü yerdir. .
2- Yine bazı tarihçilerde şöyle der:
"Dormito Ephesian" yani; "ölüm
Efes'tedir". Öyle ki bu ölüm, İsa'nın
annesinin emanet edildiği halife Az. John'un
gözleri önünde olmuştur. (St. John xx 26-27)
Latinlere göre, Az. John bir yapıtında, halifesiyle
birlikte kendi evinde kaldığını söylemiştir.
Bu yüzden Az. John Efes'te yaşamış, orada
piskopos olmuş ve orada ölmüş olmalı.
Mezarı Justinyen'in yapılmasını emrettiği
büyük bir bazilikanın üstüne kurulmuştur ve
hala orada bulunmaktadır. Bu arada Efes'in
bu çağı 7. Yüzyıl'a kadar Cornelius, Lapide,
Serri, Tillement, Baillet ve Benoit gibi eski
çağın ünlü yazarları bu devrin savunucularıdır.
Papa 1740-58 yılları arasında bir bildiri
yayınlamıştır, Bildiride şöyle denmişti:"
Az. John görevini en iyi şekilde yapmıştır."
Tanrı bilimcilerin çoğu yapıtlarında Az. Mary'nin
Efes'te yaşadığını öne sürmüşlerdir.
Lipsius Az. Mary'nin Efes'e Az. John'un peşinden
geldiğinden hiç kuşkusu olmadığını belirtir.
Tanrıbilimci Ernst Gurius daha da ileri giderek,
"Az. Mary'nin mezarı M.S. 1 Yüzyıl'da
Efes'teydi." der. Bu raporu 7 Mart 1874
de Efes hakkındaki bir oturuma katılmak üzere
Berlin'de toplanan bir grup beyefendinin önünde
verir. Mary'nin Efes'teki mezarı ve ölümü
hakkında bir çok şey yazılabilir. İlk resmi
Hıristiyan ibadeti Efes'te başlamış ve ilk
kilise ve bazilika Az. Mary'nin onuruna Efes'te
inşa edilmiştir. Ruhani bir konsey ilk kez
muhteşem yıkıntılar arasında toplanmıştır.
Uzun yıllardan beri her yıl ağustosun 15'inde
Panaya-Kapulu Paskalyası Kutsal Çeşmenin yanında
kutlanmaktadır. Bavyeralı bir bayan olan Catherine
Emmerich bir paskalyada Az. Mary'nin Kudüs'te
değil, kesinlikle Efes'te öldüğünü ve mezarının
son kalıntılarının bugünkü binadan 500m. kadar
derinlikte görülebileceğini iddia eder. |
Böylece hem kutsal ev hem de kalıntılar
Hıristiyan dünyasınca tanındı. Ne yazık ki
Catherine Emerich'in evin 500m. derinliğinde
olduğunu iddia ettiği mezar bulunamadı. Mezar
için yapılacak araştırma arkeologlar ve otorite
sahibi bir Hıristiyan Tanrıbilimci tarafından
yapılacak ciddi ve bilimsel bir araştırma
olmalıdır. Bu imkansız gözüküyor. Bu mezarı
topraktan çıkarmak sadece Hıristiyan dünyasını
değil, aynı zamanda Az. Mary'e karşı derin
bir saygı duyan Müslümanları da ilgilendirmektedir.
Kur'an'daki birçok surede Az. Mary'den bahsedilir.
Onun mucizevi bir biçimde İsa'yı dünyaya getirdiği
kabul edilir. Müslümanlar İsa'yı nasıl tanıyorlarsa
onun kutsal annesi hakkında da bilgileri vardır.
Adres: Kuşadası Cad. Selçuk/İzmir
Tel: (232) 892 60 10 - Fax:
(232) 892 70 02 |