Mersin ilinin en önemli akarsuyu olup iki kol halinde
Orta Toroslar'dan doğar. Güney kolu Geyik dağlarından,
diğer kol ise Haydar dağlarından kaynaklanır. Bu iki kol
Mut ilçesinin güneyinde
birleştikten sonra Göksu adını alır. Uzunluğu yaklaşık
260 km. olan Göksu nehri, Taşucu ve Silifke arasında
bir delta yaparak Akdeniz'e dökülür. Yaban hayatı açısından
çok zengin olan Göksu deltası "Uluslararası Kuşları
Koruma Derneği Konseyi" (ICBP) tarafından Avrupa
ve Ortadoğu'nun önemli kuş cennetlerinden biri olarak
değerlendirilmiştir. Göksu deltasında 300'den fazla
kuş türü yaşamaktadır. Delta, özellikle saz horozu,
yaz ördeği, flamingo, balıkçıl, pelikan, pas-baş, dalagan,
angıt, turaç, mahmuzlu kız kuşu, uzun bacak batak kırlangıcı,
İzmir yalıçapkını, arıkuşu, bıyıklı saz bülbülü, dikkuyruk
ve ötleğen kuşlarının Türkiye'deki başlıca üreme alanıdır.
Göksu deltası, ayrıca nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları
(Caretta caretta. Chelonias mydas) ile mavi yengeç (Callinectes
sapidus) in dünya üzerindeki çok az kalan yumurtlama
alanlarından biri olması nedeni ile de ayrı bir önem
taşımaktadır. Göksu havzasındaki dağlarda yaban keçisi,
yaban domuzu, keklik, tavşan
yaşamaktadır.
Dağ eteklerinde maki türünden defne, zakkum,
fundalıklar yer alır. 500 m. yüksekliklerde sandal,
sakız, teşbih, karaçalı ve pırnal, 1. 000 m. den sonra
kızılçam ormanlıkları başlar. PARKUR
Göksu nehri, bütün akarsu sporları için elverişli geniş
bir nehir yatağına sahip olup, 1-2 zorluk derecesinde
bir parkuru vardır. Genellikle yavaş akışlı bir nehir
olması nedeniyle raftinge yeni başlayanların deneyim
kazanmaları için son derece uygundur. Göksu Nehri'nin
akarsu sporları için en elverişli parkur olarak
kuzeydeki Derinçay
ile güneydeki Değirmendere köyleri arası önerilebilir.
Bu parkurun uzunluğu yaklaşık 90 kilometredir. Parkurun
başlangıç yeri olan Derinçay mevkiine Karaman-Silifke
arasındaki karayolunun, Mut ilçesinin 3 km. kuzeyindeki
yol ayrımından batıya yönelen karayolu üzerinden ulaşmak
mümkündür. Çevresinde fazla uzun olmayan kanyonların
da bulunduğu Kışlaköy ile 14 kilometrelik bölüm, bu
parkurun en ilginç peyzajına sahiptir.
Bu bölüm geçildikten
sonra, parkurun Değirmendere köyü civarında bitirilmesi
mümkündür.