OTELLER CITY GUIDE ACENTA & RENT A CAR MAĞAZALAR
TÜRKİYE ILLER TÜRKİYEDE TURİZM TÜRK MUTFAĞI
KÜLTÜR MÜZELER KONSOLOSLUKLAR TURİZM INFOR.
YAŞAM İŞ HAYATI YAT & MARİNA HAVA DURUMU
SPOR ÖNEMLİ TEL. DÖVİZ KURU BİLGİLENDİRME
ULAŞIM HABERLER OYUNLAR İNSAN KAYNAKLARI
FORUM RADYOLAR SOHBET FOTOĞRAF GALERİSİ
REHBER BİZE ULAŞIN SİTE HARİTASI ANA SAYFA
 
K a t e g o r i
 
Devletin Yapısı
Atatürk
Tarih
Coğrafya
Nüfus, Dil, Din, Eğitim
Ekonomi
Bölgeler
Spor
Korunan Alanlar
Türkiye'den Renkler
Destinasyonlar
Turizm Sektörü
 
 
 
 

TÜRKİYE

TÜRKİYE  
DEVLETİN YAPISI  

Hukuk Düzeni
Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk düzeni, başta Anayasa olmak üzere yasalar ve yürütmenin işlemleri (Tüzükler, yönetmelikler, kararnameler) ile sağlanmaktadır. Ayrıca, yönetim de kimin düzenleyici işlemler (genel tebliğler, genelgeler, bütçe uygulama yönergeleri) ile bu düzenin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Yürütme ve yönetimin düzenleyici işlemleri, devletin tüm örgütlerini kapsayacak biçimde genel nitelikli olduğu gibi, belli konular, kurumlar, yerel yönetimler ve özerk kuruluşlara ilişkin de olabilmektedir.

Alt Menüler
 
Anayasa
Devletin Temel Organları
Devletin Üniter Yapısı ve Yerel Yönetimler
Hukuk Düzeni
 

Cumhuriyet Dönemi'nin temel kazanımı, laiklik ilkesiyle birlikte laik hukuk düzeninin benimsenmesidir. Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda, Cumhuriyetin temel felsefesine uygun bir hukuk sisteminin yeni baştan yaratılması uzun zaman alacağından, ülke koşullarının gerektirdiği kimi değişikliklerle batılı kaynaklardan yararlanılmasının uygun olacağı kabul edilmiştir. Bu çerçevede, Medenî Kanun ve Borçlar Kanunu; İsviçre Medenî Kanunu, Hukuk Mahkemeleri Usulü Kanunu; İsviçre Neuchatel Usul Kanunu, Ceza Kanunu; İtalyan Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu; Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Ticaret Kanunu; Alman, İngiliz, Japon hatta Brezilya kanunları esas alınarak düzenlenip, yürürlüğe konulmuştur. Bu yasaların günün koşullarına uygun düşmeyen kuralları zaman içinde değiştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi de, Medenî Kanunun özellikle kadın-erkek eşitliğine ters düşen kimi kurallarının ayıklanmasında iptal kararlarıyla etkin rol oynamaktadır.
Gerek Medenî Kanun gerekse Ticaret Kanunu, hazırlandıkları zamanın liberal ruhunu günümüze kadar korumuşlardır. Her ikisinde de sözleşme serbestliği ilkesi egemendir.
Ceza Hukuku'nun evrensel ilkeleri, anayasada olduğu gibi Ceza Kanununda da yer almıştır. Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasanın suç saymadığı bir eylemden dolayı cezalandırılamaz; ceza yargıcı kıyasen hüküm kuramaz. Suçun işlendiği zamanki yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasa farklı ise, lehte olan yasa uygulanır. Suçluluğu hükmen kesinleşinceye kadar kimse suçlu sayılamaz. Kimseye suçu işlediği zaman yasada o suç için öngörülen cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Ceza sorumluluğu kişiseldir. Kişi özgürlüğü, yalnızca yasayla kısıtlanabilir. Tutuklama ve süresine ilişkin kararı yargıç verir. Yargıç kararı olmadan yakalama ancak suçüstü durumunda ya da gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda yapılabilir. Tutuklanan ya da yakalanan kişilere, tutuklama sebebi bildirilir, yakınlarına haber verilir. Bu kişiler Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin görev alanına giren suçlarda en geç 48, diğer suçlarda en geç 24 saat, toplu suçlarda ise en geç 15 gün içinde yargıç önüne çıkarılır. Kimse bu süreler geçtikten sonra yargıç kararı almadan özgürlüğünden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş sırasında uzatılabilir.
Herkes mahkemelerde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. Bu anayasa ile tespit edilmiş bir haktır ve hukuk devleti ilkesinin önemli bir öğesidir. Hiç kimse, yasal olarak bağlı olduğu mahkemeden başka merci önüne çıkarılamaz. Yargı hakkı yalnızca bağımsız yargıçlara verilmiştir. Yargıçlar ve savcılar adli ve idari yargı olarak görev yaparlar. Kendileri istemedikçe ilke olarak 65 yaşını bitirinceye kadar emekli edilemezler.
Adli Yargı iki derecelidir. Adli davalar, özel görevli mahkemeler dışında, ilk derece mahkemesi olarak sulh ve asliye mahkemelerinde görülür. Özel görevli mahkemeler: ağır ceza, iş, çocuk, trafik, kadastro, Ticaret ve Devlet Güvenlik Mahkemeleridir. Adli davaların temyiz mercii Yargıtay'dır. Yargıtay, ceza ve hukuk dairelerinden oluşur. Ayrıca, Ceza ve Hukuk genel Kuralları bulunur. Türkiye'de ara mahkemeler yoktur.
Anayasa, asker kişilerin davaları için, askeri yargıyı ayrıca öngörmüştür. Davalar askeri mahkemelerde görülmekte, temyiz mercii olarak Askeri Yargıtay son incelemeyi yapmaktadır.

Birey ve Kamu Yönetimi
Hukuk Devleti ilkesinin gereği olarak Anayasa'da, yönetimin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Ancak, cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler, Yüksek Askeri Şura Kararları ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararları yargı denetimi dışında bırakılmıştır.
Yönetimin eylem ve işlemlerine karşı açılan davalar idari yargıda görülmektedir. İdari yargı da iki derecelidir. 1982 Anayasasının getirdiği yeni düzenlemelere dayanılarak çıkarılan yasalarda, idare, bölge idare ve vergi mahkemeleri kurulmuştur. Bunlardan idare ve vergi mahkemeleri ilk derece mahkemesi, Bölge İdare Mahkemeleri kimi davalar yönünden üst derece mahkemesidir. Yönetsel eylem ve işlemlere karşı açılan davalara ilk ve son derece mahkemesi bakar.

 


              
 
 
 
 
 
Hosting Sponsorumuz Livednshost Internet Technologies
Copyright © 2000-2002 Dosof.Tware. Her Hakkı Saklıdır.