Çeşme, şifalı sıcak suları, olağanüstü
sayılabilecek kalitede kumun, güneşin ve berraklığın
kucaklaştığı şirin bir tatil beldesidir.Çeşme İzmir'in
94 km. batısında, kendi adını taşıyan yarımadanın en
ucunda kurulmuştur.
Gemiciler tarafından küçük liman diye
adlandırılmıştır. Zamanla çoğalan ve buz gibi suların
aktığı çesmelerinden dolayı da yöreye Çeşme denilmiştir.
15 km. kuzeyindeki Ion kenti Erythrai' nin limanı olan
Çeşme'nin dogusunda, Kalemburnunda I.Ö.1000 yıllarında
küçük bir yerleşim alanı olduğu bilinmektedir. Çeşme-İldiri
köyünde ortaya çıkarılan Erythrai Antik Kenti ile Çeşme
kentinde Osmanlı Döneminden kalan Kale, Kervansaray,
çok sayıda çeşme ve tarihi kent dokusundaki sivil mimarlık
örnekleri yörenin arkeolojik ve tarihi kaynaklarını
oluşturan yapıtlardır.
Şehrin ortasındaki tepe bugün kalıntıları görülen Akropolde
yapılan kazılarda Athena Pallas tapınağına adak olarak
sunulmuş heykelcikler bulunmuştur. Buluntular içinde
en önemlisi, Arkaik devirden kalma bir kadın heykeli
İzmir Arkeoloji müzesinde sergilenmektedir. Her yıl
Temmuz ayında uluslar arası şarkı festivali düzenlenir. Tarihçe: İlk çağda Cyssus adıyla bilinen Çeşme,
Anadolu'nun Batı kıyısında MÖ.1000 yıllarında tahmin
edilen 12 Ion kentinden biri olan Erythrai (Eritre)'nin
Ildiri İskelesiydi. Erythrai, M.Ö. 6. yüzyılda oldukça
geniş ve önemli bir yerleşim merkezi durumundaydı. Son
derece koruyucu bir limana sahip olan Erythrai Mısır,
Kıbrıs ve batı ülkeleri ile ilişki kurmuş ve ticaretini
geliştirmiştir.
Lidya ve Pers eğemenliğinden sonra Roma ve Bizans hakimiyetinde
kalmıştır. Çeşme, Selçuklu, Osmanlı, Aydınoğulları ve
tekrar Osmanlı Dönemlerini sırasıyla yaşamıştır.