Türkiye'de, 2000 yılı
başında enflasyonu düşürmek ve ekonomide büyüme ortamını yeniden
sağlamak amacıyla kapsamlı bir ekonomik program uygulamaya
konulmuştur. Program kapsamında sıkı maliye politikası uygulanması
ve kapsamlı yapısal reformların hayata geçirilmesinin yanı
sıra, enflasyonist bekleyişleri hızla aşağıya çekmek için
döviz kurları hedeflenen enflasyona göre belirlenerek önceden
açıklanmış ve para politikası likidite genişlemesini yabancı
kaynak girişine bağlayan bir çerçeveye oturtulmuştur.
Programın uygulanmasında kamu açıklarını daraltma ve yapısal
reformlar alanında önemli adımlar atılmıştır. Yapısal reformlar
kapsamında, uzun yıllardır açık veren sosyal güvenlik sistemi
yeniden düzenlenmiş ve sistemin aktif ve pasifleri arasındaki
dengenin sağlanması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Tarımda
doğrudan gelir desteği sistemine geçişin ilk adımları atılmış,
pilot bölgelerdeki uygulamalarda olumlu sonuçlar alınmış,
kredi faizleri kaynak maliyetlerine göre belirlenmiştir. Mali
sektör reformu sonucunda kurulan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu ile bankacılık sektörünün düzenlenmesi, gözetimi ve
denetimi işlevlerinin tek bir otorite altında toplanması hedeflenmiştir.
Özelleştirmeye ilişkin olarak 2001 yılı içerisinde Petrol
Ofisinin yüzde 51'inin blok satışı, TÜPRAŞ'ın halka arz yolu
ile yüzde 31.5'nun satılması mümkün olmuştur. Bunun yanı sıra,
cep telefonu lisans satışında beklenenin üzerinde gelir elde
edilmiştir.