|
gösteremediler. Bundan sonra getirilen Alman
Alexy Abrahams, Amerikalı Mr. Louis ve Macar Ratkai Gula isimli
antrenörler atletlerimizin eğitim ve gelişmelerinde önemli
pay sahibi oldular. Bu antrenörlerin eğitim çalışmalarıyla;
Ömer Besim Koşalay, Rauf Hasağası, Adil Giray, Şekip Engineri,
Suat Hayri Ürgüplü, Haydar Aşan, Ünvan Tayfuroğlu, Vildan
Aşir Savaşır gibi atletler yetişti. Özellikle Türkiye'nin
ilk büyük atleti Ömer Besim Koşalay, 13 yıl süren atletizm
yaşamında altı ayrı dalda 29 Türkiye rekoru kırdı. Bu atletleri
de Raif Emergen, Füruzan Tekin, Rıza Maksut İşman gibi atletler
izlediler.
1930 yılında Atina'da yapılan Balkan Oyunları'nda, 100 m'de
11.1'lik derecesiyle ikinci gelen Semir Türkdoğan gümüş madalya
kazandı. Bu madalya, aynı zamanda uluslararası yarışmalarda
atletizm dalında kazanılan ilk madalyadır. Semih Türdoğan'ın
1935 yılında 100 m'de kırdığı 10.6'lık Türkiye rekoru, tam
25 yıl kırılamadı. Aynı yıl İstanbul'da yapılan Balkan Oyunları
Türkiye'de düzenlenen ilk uluslararası organizasyon oldu.
1932 Balkan Oyunları'nda gülle atmada Veysi Emre, 1939 Balkan
Oyunları'nda 100 m ve 200 m yarışlarında Muzaffer Baloğlu
altın madalya aldılar. Bu dönemin en önemli maratoncusu ise
Şevki Koru'ydu.
1940 yılında atletlerimiz Balkan Şampiyonluğunu kazanırken,
aynı zamanda futbolcu olan Melih Kotanca, şampiyonada 200,
400 ve 4x100 m'de birinci gelerek üç altın madalya elde etti.
Savaş sonrası yıllarda, atletlerimizin en parlak derecesini
ise 1948 Londra Olimpiyatları'nda üç adımda bronz madalya
kazandıran Ruhi Sarıalp yaptı. Sarıalp, Londra Olimpiyatları'ndaki
başarısının bir tesadüf olmadığını, 1950 yılında Avrupa Atletizm
Şampiyonası'nda üç adım atlamada 14.53'lük derecesiyle üçüncü
olarak kanıtladı.
1955 yılında 800 m'de Akdeniz ve Balkanların en büyük atleti
olan Ekrem Koçak, Dünya Ordulararası Şampiyonluğu'nu da kazanarak,
bir sezon içinde erişilmesi çok güç başarılara ulaştı. Bunu
Gül Çıray, Muharrem Dalkılıç'ın başarıları izledi.
Olimpik alanda bir başka başarılı atletimiz, 1968 Meksika
Olimpiyatları'nda maratonda 4. olan (2.25.18'lik derecesiyle)
İsmail Akçay'dır. Aynı yıl Atina'da yapılan Balkan Oyunları'nda
maraton koşan İsmail Akçay ve Hüseyin Aktaş'ın altın ve gümüş
madalya kazanmaları da bu dönemin önemli başarılarıydı.
1960'lı yıllarda başlayan duraklama döneminden sonra Türk
atletizmi gerilemeye başladı, 1970'li yıllarda başarılar maraton
ve kır koşularına kaydı. Maratonda Mehmet Terzi ve Veli Ballı,
kır koşularında (kros) ise Mehmet Yurdadön dikkatleri çeken
başlıca isimler oldu. Bu dönemin en önemli başarısı ise, 1978
yılında Selanik'te yapılan Balkan Oyunları'nda yüksek atlamada
Ekrem Özdamar'ın 2.20'lik dereceyle Türkiye rekoru kırarak
altın madalya kazanmasıydı.
Dünya atletizmi dev adımlarla ilerlerken Türk atletizmi hayli
gerilerde kalmıştı. Dugunluk 1980'li yıllarda da sürdü. Bu
durgunluk Semra Aksu'nun 1983 Balkan ve 1987 Akdeniz Oyunları'nda
elde ettiği ikincilik ve üçüncülük dereceleriyle biraz olsun
aşıldı.
1989-1994 arası atletizmde atılım yılları oldu. Bu yıllarda
çok sayıda Türkiye rekoru kırıldı.
1993 yılında yapılan 38. Balkan Kros Şampiyonası'nda Türkiye
4 bireysel, 6 takım birinciliği kazanırken; Zeki Öztürk Balkan
Şampiyonu oldu. Aynı yarışmalarda 1962 yılında Gül Çıray Akbaş'ın
şampiyonluğundan sonra, bayanlarda ne ferdi ne de takım şampiyonu
olamayan Türkiye, 3 takım birinciliği kazandı. Aynı yıl Akdeniz
Oyunları'nda Cihangir Demirel maratonda ikinci gelerek gümüş
madalya kazandı.
1994 yılı Ocak ayında Atina'da düzenlenen Balkan Salon Atletizm
Şampiyonası'nda güllede Ekrem Ay, üç adımda Figen Karadağ
bronz madalya elde ettiler. Gülsün Durak bayanlarda yüksek
atlamada Avrupa Yıldızlar rekoru kırıldı. Mart ayında Romanya'da
yapılan Balkan Kros Şampiyonası'nda atletlerimiz 3 altın,
4 gümüş, 4 bronz madalya kazandılar. Yunanistan'ın Trikala
kentinde düzenlenen Balkan Büyükler Atletizm Şampiyonası'nda
atletlerimiz 3 altın; 3 gümüş, 7 bronz madalya kazanırken
Türkiye, hem erkekler hem de bayanlarda takım halinde 4. oldu.
Finlandiya'da yapılan Avrupa Gençlik Oyunları'nda yüksek atlamada
Gülsün Durak, 5000 m'de Fecri İdin, altın madalya elde ettiler.
Ekim ayında İstanbul'da yapılan 16. Avrasya Maratonu'nda ilk
kez bir bayan atletimiz Serap Aktaş, altın madalya kazandı.
1995 yılı pistte, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bol rekorlu
bir yıl oldu. Atletizm 153 madalya ile en çok madalya kazanan
spor dalı olma özelliğini kazanırken, tüm kategorilerde 68
Türkiye rekoru kırıldı. Avrupa Milletler Kupası'nda erkek
takımımız birinci lige yükseldi.
1996 yılı şubat ayında Atina'da yapılan Balkan Salonu Atletizm
Şampiyonası'nda atletlerimiz 1 altın, 1 bronz madalya kazandılar.
400 m yarışmalarında Öznur Dursun 53.81'lik derecesi ile altın
madalya kazanırken, salonda Balkan şampiyonu olan ilk bayan
atletimiz oldu.
|